Çalıntı Mutluluklar

Aysel Hanım pişirdiği taze fasulyeyi ocaktan alıp çorba için yeni bir tencere çıkartırken söylendi kendi kendine “Fasulyeye burun kıvıracaklar gene… Aman ne yapayım! Ben de her gün sarma saramam canım, hizmetçi mi var sanki hayret bir şey!” Dağ gibi ütüleri bitirmişti bugün. Evde iki süsüne düşkün çocuk olunca ütü çabuk birikiyordu. “Bir kez giydiklerini hemen kirliye atıyorlar kış günü” diye söylendi. O ütünün üstüne yemek yapmak işkence gibi geldiği için sinirleri çok gergindi çocuklar akşama fırça yemeğe hazırlansalar iyi ederlerdi… Nazım Bey çok yorulduğu işten çıkıp eve doğru gelirken karısının ‘Cacık yapacağım, yoğurt al da gel’ demesi üzerine markete uğramak için yolunu değiştirmişti ve sinirleri gerilmişti. Lisede matematik öğretmeni olan Nazım Bey zaten yeterince liseli şımarıklığıyla uğraşıyordu bir de akşam eve gidip üniversiteye hazırlanan oğlu ve üniversiteyi yeni bitirmiş, evlenmek üzere olan kızının şımarıklıklarını çekmek istemiyordu. Üstüne bir de yoğurt buyuran k...