Posts

Söz Konusu Melih Gökçek'se 17 Yaşında Olmak Teferruattır

Image
Bir ayda yazdığım, içinde Melih Gökçek ismi geçen üçüncü yazı… Melih Gökçek dosyasını kapatamıyorum. Redhack’in açıkladığı Melih Gökçek belgeleriyle ilgili yazımdan sonra, bir süre kendisinden bahsetmeme kararı almıştım. Dün okuduğum bir Melih Gökçek haberi, ellerimde ancak bu konuda yazarak geçecek bir kaşıntıya neden olunca dayanamadım. (Bunu söylemek, kaşınıyorum, demenin başka bir yolu gibi…) Twitter’da Melih Gökçek’e bazı eleştiriler yapan 17 yaşındaki lise öğrencisi İrem Aksoy, dün sabah gözaltına alındı. 7 polis eşliğinde okuldan alınan bu kız çocuğunun, evinde de arama yapıldı. Acaba ne bulmayı umut ediyorlardı? Bilgisayarına el kondu tabi. Eli boş gönderilmez emniyet mensubu… Gökçek'in avukatı Esennur Ezgi, "Başkanım hakaret eden kişileri, Twitter'da, 'Özür dileyin şikâyetçi olmayayım' diye uyarıyor. Aksoy'u da baştan uyardığımız için şikâyetimizden vazgeçmemiz söz konusu değil. 18'den küçük olduğu için velisi ile birlikte ifade verecek...

ADI YOK

Image
Dört katlı kitabevinin üçüncü katında avare avare dolaşıyordum bu gün. Öylesine ve her türden kitaba göz atarak. Kiminin -dikkat çekmesi için ön kapağı görülecek vaziyette yerleştirilmiş olanların- yalnızca uzaktan kapaklarına bakıp başka şeyler düşünüyordum. Bir ara gözümün önünde kandamlaları, içimde mide bulantısı hissederek düşüncelerimden sıyrıldım. Gözüm hâlâ kitap kapaklarındaydı. Kandamlası vardı birinin ön yüzünde. Diğerine baktım, sonra bir diğerine, öylece birkaç raf sırasına hızla göz attım. Kitapların birçoğunun ön kapağında kandamlası vardı. Sanki kitaplara göz atan birinin eli durmaksızın kanamış ve bütün kitaplara kan bulaşmıştı. Belki de biri bunu bilerek yapmıştı. Kendinden bir iz bırakmak istemişti. Tek başına durduğum rafların önünde sanki bir cinayete tanıklık etmiştim. Kim bilir belki de cinayeti benim işlediğim zannedilecekti. Bu durumda kendimi nasıl savunmam gerektiğini kurmaya başladım. Her yerde kamera olduğunu düşününce rahatladım. Hatta kafamı kaldı...

Yollar Ve Yolculuklar

Image
Okumakta zorluk çektiğim insan yüzleri.Kimisi yorgun, kimisi suskun. Yüz kırışıklıklarında gizlenmiş şu adamın hüznü. Çocuksu bir sevinç kaplamış işte şu kadının yüzünü. Hangisi gerçek, hangisi maske? Ayırmak zor diyorum, kendi kendime... ... Yollar ve yolculuklar. Bırakıyoruz içimizden geçenleri yola. Canlanıyor ölü kentler. Nereye gitsek ardımızdan koşan gerçeklik, hesap istiyor bizden baktığımız her köşede. İlk durakta inmek istiyoruz. Lütfen durdursun birisi hayatı. Yeniden başlatmak istiyoruz, kulağımıza okunan ilk ezanla, eda edeceğimiz hayatı... En büyük yolculuğu kendimize yaptığımızı öğretti yollar. Yollar gibi ıssızlaştık ve gürültülere boğulduk yol üstü hareketlenmelerde. İstediğimiz ya da istemediğimiz geçişler yaşadık yürekler boyu...İzin verdik yoldan gelip gidenlere...Bir han gibi dinlendirdik içimizden geçenleri. Dağıttık ansızın toza bulayıp, sevgilinin geçtiği her yeri... ... Yollar ve yolculuklar...Biz yürüdükçe zamanın ilerlediğini gösteren...Yola devam etme...

Nil'in Kararı Rüzgar'ın Yolu

Image
Geçtiğimiz günlerde ünlü oyuncu Nil Erkoçlar’ın, cinsiyet değiştirerek erkek olduğu söylentisi yayılmıştı. Bunun ardından Nil’in ablası haberleri yalanlamıştı. Ancak Nil yeni kimliğini açıkladı ve geçen gün Ayşe Arman’a bir röportaj verdi. Nil artık, Rüzgar… Ayşe Arman’a verdiği bu röportaj, cinsel kimliği belirleyen unsurların nasıl göründüğünle bir ilgisi olmadığını anlamanızı sağlayabilir. Rüzgar daha çok küçükken anlıyor bir kız gibi hissetmediğini. Olmadığı gibi yaşamanın donanımları yükleniyor ona. Kadın gibi hissetmeyecek bir insana, kadınsı hayat hazırlanırken, ruhundaki erkek, kadınlık kafesinde hapis hayatı sürüyor. Ta ki 26 yaşına gelene kadar… Tabularının esaretinde bir ülkede yaşadığı halde, ciddi bir cesaret örneği göstererek, kadın kimliğine tamamen veda ediyor. Toplum doğru olduğunu varsaydığı şeylerin aksi yönde bir durumla karşılaştığında, önyargı ve ezberlerini yardıma çağırır. Bu ezberler ve önyargılar, muhafazakâr her toplumda olduğu gibi dini kaynaklıdır. ...

Kısa

Image
İnandık diye hep. Öyle olduğuna inandık diye. Sandığımızdan daha fazla inançlıyız üstelik.  Galiba her şey bundan.  Pınar Özer www.hayatadokun.net ' ten alınmıştır.

Hülya Avşar'ın Kadına Yönelik Şiddete Bakışı

Image
Kadına yönelik şiddet hakkındaki sokağın görüşü, kadının dayağı hak edip etmediğiyle ilgilidir. Kimine göre kadın kaşınır(!) Ve şiddet görür. Oysa makul bir değerlendirme yapılırsa, şiddetin hiçbir türünü ve yönünü haklı çıkaracak mazeret olamaz. Dolayısıyla şiddet görmüş bir insanın, bunu hak ettiğini düşünmek ciddi bir bakış açısı problemidir. Bu bakış açısı şiddetin toplumsal boyutunu ifade eder ve vazgeçilmesi gereken bir anlayıştır. Bu bakış açısına örnek olarak çok sayıda erkek söylemine rastlarız. Bu cinsiyetçi tutum, erkeğin kendi cinsini koruyup kollama içgüdüsü olarak yorumlanabilir. Ancak kadınların da buna benzer açıklamalar yapması durumu zorlaştırıyor. Bu, söz konusu mantığın içselleşmiş halini gözler önüne seriyor. Hem de Hülya Avşar gibi, Türkiye’de kendi ayakları üzerinde durabilen, güçlü bir kadından bunları duymak sarsıcı… Hülya Avşar “Aile İçi Şiddete Son” kampanyası kapsamında düzenlenen kermeste gazetecilerin sorularını yanıtlarken işte bu tip ifadeler kul...

Cezaevindeki kadınlara ve “TUTUKSUZ TUTUKLU ÇOCUKLARA DOKUNUYORUZ”

Image
Kadın ve çocuklara destek olmak amacıyla kurulan Hayata Dokun Derneği 3 yıldır sürdürdüğü “Cezaevinde anneleriyle yaşayan TUTUKSUZ TUTUKLU ÇOCUKLARA DESTEK” kampanyasına 2013’te de devam ediyor.  18 Şubat 2013 Pazartesi günü Bakırköy Kız Çocuğu ve Kadın Cezaevi’nde kalan TUTUKSUZ TUTUKLU çocuklara pabuç ve biberon desteği veren Hayata Dokun Derneği, Sanatçı DEMET AKALIN’ın yaptığı ayni biberon ve çocuk pabucu bağışını geçtiğimiz hafta Bakırköy Kız Çocuğu ve Kadın Cezaevi’ne teslim etti. “Kadına ve çocuğa her yerde destek olmak Hayata Dokun Derneği’nin önceliğidir” diyen Yönetim Kurulu Başkanı EVRİM GÖZENER 3 yıldır kadın cezaevlerine destek verdiklerini vurguladı.  Sanatçı DEMET AKALIN’ın kampanyayı öğrendikten sonra bir gün içerisinde ürünleri derneğe teslim ettiğini söyleyen Evrim Gözener, “Minik yüreklere umut ve ışık olan Demet Hanım’ı toplumsal katkısından dolayı tebrik ediyorum” dedi. Daha fazla bilgi için  tasdelen.pinar@gmail.com  adresine ileti ...

Davut Heykeli Genel Ahlakı Nasıl Zedeler

Image
TRT sansüre doymuyor sevgili seyirciler. Geçtiğimiz hafta Çarşamba gecesi saat 01.35’te yayınlanan Son Umut (Children Of Men) filmi, ‘denetime’ takıldı. Clive Owen, Michael Caine, Ed Westwick ve Julianne Moore gibi ünlü oyuncuların başrollerini paylaştığı filmde, denetime, daha doğrusu sansüre konu olan sahne, Rönesans sanatçısı Michelangelo’nun 1500’lü yılların başında yaptığı Hz. Davut heykelinin görüldüğü kısımdı. Heykelin cinsel organı sansürlendi. Yine geçtiğimiz hafta, Russell Crowe ve Christian Bale'in başrollerini paylaştığı 3:10 Yuma Treni (3:10 to Yuma) filmine TRT 'sırt ayarı' yapmıştı. Kadın oyuncu Vinessa Shaw'un bir sahnede yatakta yatarken çıplak olan sırtı yaklaşık 60 saniye boyunca sansürlenmişti. Tepkilere karşı olarak da TRT’nin Milliyet gazetesine yaptığı açıklama da şu: “TRT’de denetim mekanizması 45 yıldır uygulanmaktadır. TRT bir aile kanalıdır. TRT’nin hukuki yükümlülükleri ve topluma karşı ahlaki sorumlulukları vardır. TRT, tıpkı di...

Kuzey Güney Dizisinin Kuzey'ine İki Farklı Bakış

Image
Kuzey Güney dizisi, diğer kanalda yayınlanan Muhteşem Yüzyıl’la saatlerinin çakışmasına rağmen ayakta kalmaya devam ediyor.  Bu başarıda hiç şüphesiz, diğer dram türü televizyon dizilerine kıyasla akıcı bir konuya sahip olmasının payı var. Bir de oyunculuklar… Her oyuncu canlandırdığı karakterin ruhunu izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Dizide Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı Kuzey karakteri, dürüstlüğüyle ve delikanlılığıyla izleyicinin gönlünde taht kurmakta. Kuzey, örnek bir erkek profili ortaya koyarken, acaba nasıl algılanıyor? Bu konuda düşünmeye başladığımda, iki bakış açısı kafamda harmanlarken buldum kendimi. İlk görüşüme göre, baskın olmaya çalışan erkeğin bitmeyen egosunun sembolüydü Kuzey. Hep kendi dediğinin olmasını isteyen, eşiyle boşandıktan sonra bile onu kendi namusu sayıp takip eden bir erkek. Kuzey’in eski eşi Simay, başka hiçbir yerde iş bulamadığından hayatını idame ettirebilmek için bir mekânda striptizci olarak çalışmak zorunda kalıyor. Kuzey onu bul...

Hayata Dokun Derneği Üniversiteli Kadın Toplantıları, 2013, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Başlıyor

Image
Hayata Dokun Derneği'nin her yıl üniversitelerde yaptığı ve üniversiteli kadın farkındalığının artırılmasına yönelik toplantılarının bu yıl ilki 7 Mart 2013' de  Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Fen Edebiyat Fakültesi Şevket Erk Konferans Salonunda. www.hayatadokun.net ' ten alınmıştır.

YANMAYAN ÜNİFORMA

Image
“Şanlıurfa Polisine 30 adet yanmayan üniforma verildi.” Duyduğum anda gerçek olmadığını söylemelerini istemediğim bir haber başlığıydı. Bu üniformalar İçişleri Bakanlığı tarafından toplumsal olayların çokça yaşandığı kentler için emniyet teşkilatı personeline temin edilmiş. Personele karşı kullanılan molotof kokteyli, havai fişek gibi yanıcı maddelerden zarar görüldüğü ve bu zarardan korunması amacıyla vs vs… Gelin size bir öykü anlatayım. Yedi üyeye sahip bir aile vardır. Bu ailenin babası devlet memurudur. Beş çocuk ise ilkokulda, lise ve üniversitede öğretim görmektedir. Anne evin işlerine yetişebilmek, eşinin parasını yetirebilmek için çabalamaktadır. Bu yoksulluğa karşın ailenin genç üyelerinin birinin sırtında x marka ceket, ayağında y marka botlar vardır. Kardeşinin tabanı delik kundurasına aldırmaksızın yeni ayakkabı için diretmektedir. Baba her gün gittiği işyerinde ne kadar çok çalışırsa çalışsın müdür olamamakta ve emeğinin karşılığını alamamaktadır. Annenin parası z...

SENİN İÇİN

Image
Şu günlerde anlamadığım şu; "Male" kuşlar güzelleştikçe güzelleşirken, "male" aslanlar kavga ettikçe büyürken, analizler hep seks aradıkları üzerine. Peki süslendikçe süslenen "female" insanlar, yapılan "female" güzellik yarışmaları, "male" kabile şefi için yapılan dans karşılaşmaları... Neden bu durumlarda da analiz "male" olanın seks aradığı üzerine? "Female" insan seks arıyor olmasın bas bas? "Male" insanın beraber olduğu 4 "female", "eş"inin "ortak mal"ı" olmaz mı bu male olan? Mal, mülkiyet hangi gerçekliğe dayanıyor? O kadınlar mı o adamın eşleri yoksa adam mı o kadınların eşi? "Female" insan bedenini süsleyerek mi "hak ediyor" arzuladığını? İltifat edip çiçek yaptırsa, 50 kg ağırlık kaldırsa etkilemek için, olmaz mı? Olur olur. Pınar Özer www.hayatadokun.net ' ten alınmıştır.

Estetik

Image
‘‘Evvela yaşayan tüm insanların sadece iki kişiden yola çıktığını düşündüğünüz dinleri ciddiye alıyorsanız sorum şudur: neden bazı insanların ten renkleri diğerlerinden farklı?’’ Mezopotamya civarlarında tamamen şans eseri biranın icadından sonra, insanlar komünler halinde yaşıyorlarken idrak ederseniz ki, düşünmeye, tartışmaya ve gözlemlemeye çok vakit bulmuş olmalılar. Kocaman bir tarih değil, yakın zaman diyebileceğimiz bir süre içerisinde de rönesans dönemi en çok çevirisi yapılan yazılı metinlerin ait olduğu yer, yani Antik Yunan dönemine bakalım. Büyük suçlamalardan biri de, yaşayan felsefecilerin ve düşünürlerin canlarının sıkılıp birden bire insanlara yada çevrelerine yeni bir değer bir kavram ile bakmalarına refere eden ‘‘estetik’’ algısıdır. Haliyle, bu beyinsiz felsefeciler durduk yere, bir ağacın yaprağında ki yeşile o kadar takılmışlar ki nasıl olduysa biz o yaprağın yeşil rengini veren ‘‘klerofil’’ adlı  bitki hücresi içerisinde bulunan yapıyı keşfetmiş olduk...

Sıkı Giyin Ayça Varlıer

Image
Geçtiğimiz haftanın sonlarında oyuncu Ayça Varlıer’in bir Twitter notuyla öğrendiğimiz bir haber var. Ayça Varlıer, davet edildiği TRT-Okul’daki program öncesi, kılık kıyafet konusunda uyarıldığından bahsediyordu. Kolsuz ve az da olsa dekolteli herhangi bir şey giyilemeyeceği gibi, takdir edersiniz ki mini etek hayal bile edilemezdi.  Söz konusu kısıtlama, geçtiğimiz günlerdeki ‘iffetli kadın’ tanımına uygun kadın arayışını hatırlattı. Ayrıca bu kıyafet müdahalesi, Kimilerinin şeriat devleti korkusunda bir parça da olsa haklı olduklarını gösteriyor. Bu “mini etekli kadını görünce tahrik olacak erkekleri koruma” eyleminin, elbette ki İslami referansları söz konusu… Oyuncu olmuş, belli bir üne kavuşmuş kadınlar, televizyonlara çıkarken ‘dikkat etmek’ zorundaymış, demek ki. Eve hapsettikleri kadınların dışarıdaki hayata dâhil olmasını engellerken, dışarıdaki hayata da kısıtlamalar getirerek bir ince ayar yapılıyormuş gibi. Ya da kalın ayar mı diyelim? Bilemedim. G...
Image
EV HANIMI Benim çocukluğumda şeklinde bir giriş cümlesi ile sanki çok uzun yıllar önce doğmuşum imajı vermek istemesem de kendi çocukluk yıllarıma göre günümüzde çalışan kadın sayısı daha fazla. Eğitim seviyesi arttıkça kadının iş hayatında ki rolü de artıyor. Tabi bir de buna mevcut ekonomik şartları eklersek kadının çalışması pek çok aile için zorunlu hale geliyor. Kadının çalışması, ekonomik özgürlüğünü eline alması  hem maddi hem de manevi açıdan oldukça önemlidir. Çalışan kadın kendi ayakları üzerinde durabildiği sürece daha güçlü olacaktır, bu tartışılmaz.Ama benim şimdi anlatmak istediğim çalışan kadın değil. Çalışmayan, “ev hanımı” diye tabir edilen kadındır ki ev hanımı tabiri bana oldukça ters gelmektedir. “Ev hanımı” denildiğinde gözümün önüne köşkte yaşayan, zengin, evinde çalışanları olan ve çalışanlar tarafından “evin hanımı” şeklinde hitap edilen kadın geliyor. Gel gör ki bizim ev hanımı olarak tanımladığımız kadın evi çekip çeviren, bütün işlerini yapan, ç...

FELSEFE HAYRETLE BAŞLAR

Image
Sokrates, felsefe tarihinin en gizemli şahsıdır. Halkın arasında dolaşır, onlarla konuşur hiçbir şey bilmiyormuş gibi yaparak insanları mantığını kullanmaya zorlardı. Cahili oynar ya da olduğundan daha aptalmış gibi görünürdü. “Atina uyuşuk bir at, ben de onu uyandırmaya çalışan bir at sineğiyim.” derdi. M.Ö.399 yılında “Tanrılara saygısızlık, gençleri baştan çıkarmak ve dinsizlikle suçlanarak” idama mahkûm edilen Yunan filozofu Sokrates'in masum olduğuna karar verildi. 2411 yıl sonra Atina' da kurulan temsili mahkemede, Amerikalı ve Avrupalı ünlü hukukçuların oluşturduğu temsili mahkeme Sokrates' i yeniden yargıladı. Jüride vatandaşların da yer aldığı duruşma salonunda yapılan oylamada, hakimlerin kararı 5'e karşı 5 ile eşit gelirken izleyenlerin  çoğu oyunu Sokrates' in masum olduğu yönünde kullandı. Yunan filozofu Sokrates ''sofist'' olarak biliniyor, derslerini meydanlarda ve tiyatrolarda sözlü olarak veriyordu. Hiçbir şeyi yazmadığı için...

Organ

Image
Acaba organ mı seçiyoruz? Belli ki seçiyoruz. Tanımlamalar var ya hala, heteroseksüel, biseksüel, homoseksüel. karışık bir denklem.  heteroseksüel- vajinalı+penisli biseksüel- hem vajinalı hem penisliyle ilişkide olan vajinalı ya da penisli. homoseksüel-vajinalı+vajinalı ya da penisli+penisli. Cinsiyetini değiştirmiş insanların içinde oldukları denklemler daha da karışık, henüz sınıflandırmıyoruz. E önemli biyolojik farklar bunlar. Ben de bir denklem kurayım, Burnunda beni olanlarla avcunun içinde beni olanlar ilişkide olunca avcubuseksüel. Ayak başparmağı ikinci parmağından kısa olanlarla diz kapağı içe dönükler ilişkide olunca başıdönükseksüel. Skolyozu olanlarla birleşik kaşlılar ilişkide olunca da birleşikskolyozseksüel oluyorlar. Biz bir organ mı seçiyoruz sevişmek için, yoksa bir insan mı? Yoksa, daha da acıklısı, uydurulmuş sosyo kültürel kalıpların yerleşmiş avantajlarını kullanabileceğimiz,bilindik güvenli alanlar mı buralar? Artık homoseksüellik de büyük savaş ve...

Hayata Dokun Cezaevinde Anneleriyle Kalan “TUTUKSUZ TUTKLU” Bebeklerin Yanında…

Image
Sosyal Medya kanallarından yakından takip edildiği üzere, 2010 yılından bu yana Hayata Dokun Derneği Cezaevindeki Kadınlar ve Çocuklarına destek vermekte. Cezaevinde anneleriyle kalan bebeklere biberon ve ayakkabı yardımı yapacak olan Hayata Dokun Derneği’ne ayni (ürün) bağışı yapmak isteyen gönüllülerimiz yardımlarını Başkan Evrim Gözener adına Hayata Dokun Derneği , Merkez M. İdris Köşkü C. Kutucu S. No.1 K.2 34050 Pierreloti Eyüp,34050 İstanbul adresine gönderebilirler. Tüm destekçilerimize teşekkür ederek, saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Hayata Dokun Derneği Yönetim Kurulu www.hayatadokun.net 'ten alınmıştır.

Hayata Dokun Derneği, Türkiye’nin Dünyadaki Kalemi Ceylan Yeğinsu’nun Gündeminde…

Image
Gazeteci Ayşe Arman’ın bir kadın okuyucusunun devlet hastanesindeki kürtaj deneyimini yazmasıyla gündemi tekrar meşgul eden “Ülkemizde Kürtaj” konusunu kaleme alan Türkiye’nin dünyadaki kalemi Ceylan Yeğinsu, Hayata Dokun Derneği Başkanı Evrim Gözener’le ropörtaj yaptı. Röportajın konusu kürtaj olunca, Türkiye’deki uygulamalarla dünyada kürtaj pratiğinin nasıl uygulandığını karşılaştıran Gözener’in de görüşlerine yer verilen Global Post haberine http://www.globalpost.com/dispatches/globalpost-blogs/rights/abortion-restrictions-painful-reality-turkey  ‘den ulaşabilirisiniz. Hayata Dokun Derneği Yönetim Kurulu www.hayatadokun.net ' ten alınmıştır.

Denge-siz-siniz (!)

Image
Denge, hayatın içerisinde yarattığımız en ilginç kavramlardan bir tanesidir. Dengenin gerçek anlamını kulağımızın içerisinde varken, hayatın içinde yapılan bütün hareketler, düşünceler hep bir şekilde denge filtresinden geçer. Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesinin, tüm kültürler içerisinde yer alan belirsizlik ve istikrarsızlık olarak kabaca dengesizlik olduğu söylenebilir. En azından ben bu yönde düşünüyorum. Toplumda örneklerini her gün, her saat ve dakika yaşıyoruz. Terazi burcunun bir mensubu olarak, (çok da önemli olmamakla beraber..) terazinin kefelerini herkesten daha çok severim. Doğru ve kazıklanılmamış sonucu iki kefe eşitlenirse ispatlamak hemen mümkündür. Alışverişler, iletişimler hep yumuşak ve dengeli işler. Böylelikle rutine dönüşen ömürler, rahat kolay erişebilir emirlerin bütünü olan insanlar günlük hayatta sıkça duyduğumuz ‘’koyun sürülerine’’ benzemeye başlarlar. Düşünsenize, içsel hayatında bir çok dengesizlik ile dışarıdan görüldüğünde çok dengeli huz...